Category Archives: Genel Bilgiler

Dil ve konuşma terapisi

Dil ve Konuşma Terapisi

Dil ve Konuşma Terapisi Nedir?

Dil ve konuşma terapisi; bireyin, herhangi bir nedene bağlı olarak yaşadığı konuşma probleminin giderilmesi ve konuşmanın yeterli hale getirilmesi için uygulanan terapi hizmetidir.

Hangi tür konuşma bozukluklarında dil-konuşma terapisine ihtiyaç vardır?

  1. Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik, Hızlı Bozuk Konuşma)
  2. Konuşma Sesi Bozuklukları (Artikülasyon Bozukluğu, Fonolojik Bozukluk)
  3. Gecikmiş Dil ve Konuşma
  4. Genetik Sendromlara Bağlı Dil ve Konuşma Gerilikleri
  5. Yaygın Gelişimsel Bozukluğa (Otizm) Bağlı Dil ve Konuşma Gerilikleri
  6. Serebral Palsi’ye Bağlı Dil ve Konuşma Gerilikleri
  7. Dudak Damak Yarığı Olanlarda
  8. İşitme Engelli Bireyler İçin
  9. Ses Terapisi
  10. Afazi, Apraksi, Dizartri
  11. Beyin Hasarı, Felç vb Durumlar Sonrasında Dil ve Konuşma Güçlüklerine Müdahale
  12. Yutma Bozuklukları

Kimler dil-konuşma terapisi verebilir?

Terapi için özel eğitimli kişilere ihtiyaç vardır. Herhangi bir sertifikaya sahip olmak, kişilere dil-konuşma terapisi yapma yetkisi vermez. Dil ve konuşma terapistleri, üniversitelerin ilgili bölümlerinden, bu alan için özel eğitim alırlar. Uzman olmayan kişilerden terapi almak öğrenme için kritik olan sürenin kaybına, ailenin maddi kaynaklarını yanlış yerlerde harcamasına, çocuğun negatif öğrenme yaşantıları geçirmesine neden olabilir.

Dil ve Konuşma Terapisinde Uygulanan Özel Eğitim Programı

Dil-konuşma terapisinde Dil Ve Konuşma Güçlüğü destek Eğitim Programı uygulanır.


Çocuğumda özel öğrenme güçlüğü var mı?

Özel öğrenme güçlüğünün tanı ve değerlendirmesi iki aşamada yapılır.

  1. Tıbbi Değerlendirme
  2. Psiko-pedagojik Değerlendirme

1. Tıbbi Değerlendirme

İşitme, görme ve nörolojik açıdan, bireyin öğrenmesine engel olabilecek bir durumun olup olmadığının değerlendirildiği aşamadır. Bu değerlendirme hastanelerin sağlık kurulları tarafından yapılmaktadır.

2. Psiko-pedagojik Değerlendirme

Görsel işitsel algının, gelişim özelliklerinin, davranış, okuma-yazma ve matematik becerilerinin değerlendirilmesini kapsamaktadır. Psiko-pedagojik değerlendirme sonuçları, çocuğun hem güçlü yanlarını hem de desteklenmesi gereken yanlarını ortaya çıkarır.

Özel Öğrenme Güçlüğünün Sık Görülen Belirtileri

Genel Davranışlar

  • Yönergeleri dinlemede ve uygulamada zorlanırlar.
  • Dikkatini bir noktaya odaklamakta zorlanırlar.
  • Dikkat süresi kısadır.
  • Gecikmiş konuşma
  • Okul araç-gereçlerini sıkça kaybeder ya da okulda unutur.
  • Yön bulmada güçlük çekerler.
  • Yönleri karıştırırlar.
  • Mesafe tahmininde zorluk yaşarlar.
  • Sağ-sol, aşağı-yukarı, ön-arka, burada-orada gibi yön ve durum bildiren kelimeleri hatırlamakta ve öğrenmekte sorun yaşarlar.
    Lateralleşme belirsizdir ( el, ayak, göz kullanımında sağ veya sol baskınlığının olmaması).
  • Zamana ilişkin kavramları karıştırırlar (dün-bugün, önce-sonra gibi).
  • Gün-ay-yıl-mevsim kavramlarını karıştırır. (“Hangi aydayız?” diye sorulduğunda “Salı”, “Hangi mevsimdeyiz?” diye sorulduğunda “Şubat” diyebilir.)
  • El tercihinde gecikir (sağ ve sol eli karışık kullanmak).
  • Yap boz, küpler, lego gibi oyuncaklarla oynamada zorlanırlar.
  • İnce motor becerilerin yanı sıra kaba motor becerilerde ve koordinasyonda (ritmik hareket etmek, el çırpmak, merdiven inip-çıkmak, sek sek oynamak, zıplamak, top atmak- yakalamak, ip atlamak ve bisiklet sürmek vb.) sorunlar yaşarlar.
  • Bu bireylerin kazaya yatkın ve sakar (takılmak, sendelemek, düşmek, devirmek, düşürmek vb.) oluşları dikkat çekicidir.
  • Eşleştirme (benzerlik, farklılık), sınıflandırma (boyut, renk ve şekillerine göre objeleri sınıflama) ve sıralama (büyükten küçüğe sıralama vb.), sözel yönergeleri karıştırma, uyaranları sınıflandırma, gruplandırma, sıralama, mekanı algılama güçlükleri ile yön karıştırma (kitabı ters tutma, ayakkabıları ters giyme) güçlükleri vardır.
  • Aynı anda işitilen farklı seslerden birine odaklanmada, figür-zemin ayrımını (televizyon seyrederken duyduğu telefon zili sesinin, televizyondan mı yoksa bulundukları mekandan mı geldiğini ayırt edememe gibi) yapmakta güçlük yaşarlar.
  • Dinlediği sesler arasından ön plandaki sesle, arka plandaki sesleri ayırt etmede (Ön planda yüksek sesle konuşan bir kişinin sesi ile arka planda yer alan korna, kuş, pervane, uçak vb. sesini ayırt etme gibi) zorlanırlar.
  • Özel öğrenme güçlüğü olan bireylerde görsel ve işitsel algı sorunları (ayrımlaştırma, figür-zemin, hafıza alanlarında), dokunsal algı sorunları (dokunarak ayrımlaştırma ve tanımada güçlük çekme) ve kinestetik algı sorunları (dans, ip atlama gibi aktivitelerde zorlanma, mekansal algı güçlükleri, mekânda yönelme, pozisyonu algılamada zorluk çekme, yön bulmakta zorlanma) görülmektedir.
  • Özel öğrenme güçlüğü olan birey arkadaş edinmede güçlük yaşayabilir.
  • Arkadaşları tarafından kolay yönlendirilebilir.
  • Jest ve mimikleri anlamada güçlük yaşadığından (kızgınlık ifadesini anlayamamak vb.) iletişimde, duygularının kontrolünde zorlanır, aşırı tepki gösterebilir, düşünmeden harekete geçebilir.
  • Değişikliklere zor uyum sağlar.
  • Duygulanımları sık değişir, benlik saygısı düşüktür ve kendisine güveni azdır.
  • Öğrenmeyle ilgili çok sayıda travmatik yaşantıları vardır.
  • Okul başarısı, yaşıtlarına ve zekasına oranla düşüktür.
  • Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler öğrenme için gerekli olan bilişsel strateji geliştirebilme güçlüğü yaşayabilirler.
  • Akademik alanlarda yetersizlikleri vardır. Ancak bu bireyler tüm belirtileri taşımayabilir ve/veya bu belirtileri farklı yoğunlukta gösterebilirler.

Okuma-Yazma-Anlama-Anlatma

  • Okurken ya da yazarken dikkat dağınıklığı yaşamaktadırlar.
  • Sözcük dağarcığı yaşa uygun değildir
  • Sözcük bulmada, bilinen objeleri, eylem sözcüklerini isimlendirmede zorlanırlar.
  • Sesler ile ses sembolleri arasındaki bağlantıları öğrenmesi yavaştır.
  • Sözcüklerdeki benzeşen sesleri (kız-kıs, mal-nal, kar-gar vb.) algılayamazlar.
  • Basit kafiyeli sözcükleri (taç-maç vb.) öğrenmede zorlanır.
  • Hikâye anlatmaya veya dinlemeye ilgi duymaz.
  • Ses ya da hecelerin ardışıklığını (şeftali-feştali vb.) öğrenmede zorlanırlar.
  • Sözcükleri doğru telaffuz (para-pala vb.) etmede zorlanırlar.
  • Ne söylendiğini, ne istendiğini anlamakta zorlanırlar.
  • Okuduğunu ve dinlediğini anlamada zorlanırlar.
  • Düşüncelerini düzgün cümleler kurarak ve yazarak ifade etmede zorlanırlar.
  • Yeni öğrendiği bilgiyi hatırlamada ve sırasıyla anlatmada zorlanır.
  • Şiirleri, şarkıları, çevresindeki kişilerin isimlerini, işittiklerini, gördüklerini ve bunların sırasını, sürekli tekrarlanan işleri yapmayı hatırlamada güçlük çeker (yemekten önce elini yıkamayı unutma, günler, aylar, sayılar ve alfabenin ardışıklığını hatırlayamama gibi).
  • Kalemi hatalı tutar.
  • Şekillerin çizimine yanlış yönden başlar, geometrik şekillerin çiziminde (modelden bakarak doğru kopya etme) güçlük yaşarlar.

Disleksi Nedir?

Disleksi Nedir?

Disleksi, zeka seviyesi normal hatta bazen normalin üstünde olmasına rağmen, anlama, dinleme, düşünme, kendini ifade etme, anlama, okuma, yazma ve matematik becerilerinde zekasına ve yaşıtlarına oranla düşük performans göstermesi ile gözlenebilen bir öğrenme güçlüğüdür.

Disleksi belirtileri nelerdir?

  • Bozuk ve düzensiz yazma
  • Okurken ya da yazarken harf atlama
  • Okuma da yavaşlık
  • Okuduğunu anlamada zorluk
  • Yazarken zorlanma
  • Okurken zorlanma
  • Harfleri birbirine karıştırma
  • Bazı sayılar ters yazma
  • Okuduğunu anlatmada zorlanma
  • Noktalı ve noktasız harfleri yazarken zorlanma, hatalı yazma
  • Herhangi bir konu hakkında düşüncelerini ifade etmede zorlanma
  • Yazım kurallarına uymakta zorlanma
  • Matematiksel işlem işaretlerini karıştırma
  • El göz koordinasyonunu sağlama da zorlanma
  • Ayakkabı bağlama gibi ince motor becerisi gerektiren işlemleri yaparken zorlanma
  • Ezber gerektiren konularda zorlanma
  • Çarpım tablosu ve ritmik sayma işlemlerinde zorlanma

Dislekside erken tanı ve eğitimin önemi

Tüm öğrenme güçlüklerinde olduğu gibi, dislekside de erken tanı ve eğitim çok önemlidir.

Disleksi genellikle ilk okul 2 ve 3. sınıflarda fark edilen bir öğrenme güçlüğüdür. Daha erken tanılanması ve eğitime başlanması hem özel eğitim süresini kısaltmakta hem de öğrencinin sosyal-duygusal davranış sorunları artmadan ortadan kaldırılmasında önemlidir.

Disleksi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Disleksinin en iyi tedavisi özel eğitimdir. Özel eğitim araçları (oyunlar, eğitim kurumları, çeşitli materyaller ve müfredatlar) hastalığı ortadan kaldırmasa bile öğrenmenin önündeki engellerin büyük ölçüde aşılmasını sağlamaktadır.

Disleksili çocukların eğitiminde Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programı uygulanmaktadır.

Disleksi Problemi Olan Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalıdır?

1- Sabırlı olun: Okuma güçlüğü varsa çocuğunuza karşı sabırlı olun.

2- Oyunlarla destekleyin: Disleksili çocuklar oyunlarla yakından ilgilidirler. Doğru seçilmiş oyunlar disleksi egzersizleri niteliğindedir.  Çeşitli zeka ve dikkat oyunları ile eğitimini destekleyebilirsiniz.

3- Başkalarıyla kıyaslamayın: Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın ve öğrenme güçlüğü olan çocukların bu konuda çok daha hassas olabileceklerini unutmayın.

4- Motive edin: Her başarısını tebrik edin ve onunla gurur duyduğunuzu ifade edin. Bu davranış çocuğun başarma isteğini kamçılar.

5- Dikkatini dağıtacak nesne ve eşyaları ortadan kaldırın.

6- Öğrenmeyi eğlenceli hale getirin: Okul ödevi, ders, kitap okuma gibi işleri de mümkün olduğunca oyunlaştırmaya çalışın.

Disleksi belirtilerinden herhangi birisini gözlemlediyseniz detaylı değerlendirme ve bilgilendirme için randevu alabilirsiniz.


Hipoterapi Nedir?

Hipoterapi; Latince at anlamına ‘Hippos’ kelimesi ile terapi kelimelerinin birleşiminden oluşturulmuştur. Atla terapi olarak da adlandırılmaktadır. Hipoterapi atın teröpatik amaçlı kullanıldığı yardımcı terapi yöntemidir.

Hipoterapi serebral palsi, multipl skleroz, kafa travması, inme, spinal kord hasarı, otizm, davranış bozuklukları, artrit ve psikiyatrik bozukluklar gibi nörolojik veya diğer engellilikleri bulunan hastaların tedavisi için kullanılmaktadır.

Atın özel hareketleri ve vücut sıcaklığı duyusal uyaranların iletilmesini sağlar. Hipoterapi ile sinir sisteminde denge, dokunma ve hareket duyularının algılanmasını sağlamak amaçlanmaktadır.

Hipoterapi Yöntemleri Nelerdir?

  1. Terapötik Binicilik
  2. Terapötik Sürücülük 
  3. Terapötik Vaulting

1. Terapötik Binicilik

Kas kuvvet kaybı, denge ve esneklik problemlerinin giderilmesinde kullanılan terapi yöntemidir. At binerken yapılan ritmik hareketler problemin giderilmesinde faydalı olmaktadır.

2. Terapötik Sürücülük

At üzerinde oturma pozisyonu alamayan, yükseklik korkusu, aşırı denge kaybı olan bireylerde, özel olarak tasarlanmış engelli arabası ya da bireyin kendisine ait olan tekerlekli sandalyenin at ya da midilliye adapte edilerek uygulanan terapi yöntemidir.

Fiziksel, mental, duyu ve emosyonel bozukluğu olan gruplarda yararlı olan ve son yıllarda oldukça yaygınlaşan bir spor ve tedavi yöntemidir. 

3. Terapötik Vaulting

At üzerinde denge temeline dayanan terapi yöntemidir.

Hipoterapi yöntemi hangi bozukluklarda kullanılabilir?

  • Koordinasyon bozuklukları
  • Kas kuvvet kayıpları
  • Denge bozuklukları
  • Postüral asimetri
  • Hareket bozuklukları
  • Duyu motor fonksiyon bozuklukları
  • Limbik sistem disfonksiyonundan kaynaklanan dikkat isteyen becerilerdeki bozukluk
  • İletişim bozuklukları

Özel Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Özel öğrenme güçlüğü; zekâsı normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.

Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler, bilginin işlenmesi süreçlerinden birinde ya da hepsinde sorun yaşayabilirler. Bu yaşanan sorunda da öğrenmeye engel olur.

Bilgiyi işleme süreçleri nelerdir?

Bilgiyi işleme süreci dört bölümden oluşmaktadır. Bunlar;

  1. Girdi aşaması
  2. İşlemleme aşaması
  3. Depolama aşaması
  4. Çıktı aşaması

Bu aşamaları kısaca açıklayalım.

1.Girdi Aşaması:

Duyu organları yolu ile, bilginin algılanma sürecidir. Bilgiye ait uyaran görsel, işitsel, dokunsal, hareketsel (kinestetik), dengesel (vestibüler) olarak algılanabilir. Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler bu aşamada bilgiyi algılamada zorlanabilirler.

2. İşlemleme Aşaması:

Beyin tarafından algılanan bilginin işlenme sürecidir. Kendi içinde üç aşamadan oluşur. Bunlar:

  • Sıraya koyma
  • Soyutlama
  • Organizasyondur.

Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler bu aşamalarda sorun yaşayabilmektedirler.

3. Depolama Aşaması:

Beyinde işlenen bilgi, daha sonra kullanılmak üzere depolanır. Bu aşamaya bellekleme aşaması da denir. Özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler bu aşamada sorun yaşayabilmektedirler.

4. Çıktı Aşaması:

Öğrenilen bilgilerin, ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere, hücrelere, kaslara, dil ya da motor etkinlik alanlarına göndermesi sürecidir. Okuma, yazma, konuşma, boyama, jest ve mimikler yoluyla ifade edilirler.

Özel öğrenme güçlüğünde okul öncesi dönemden itibaren dil, algı, kavram, motorkoordinasyon, bellek, dikkat-konsantrasyon, sıralama, organizasyon, duygusal-sosyal alanlarda güçlükler görülebilmektedir.

Özel Öğrenme Güçlüğü Türleri

Özel öğrenme güçlüğü, öğrenme sorunlarının tipine göre farklı alt türlerde incelenmektedir. Bunlar:

  1. Disleksi (Okuma bozukluğu)
  2. Disgrafi (Yazılı anlatım bozukluğu)
  3. Diskalkuli (Matematik bozukluğu)
  4. Afazi (Dil bozukluğu)
  5. Dispraksi (Sözel Olmayan Öğrenme Güçlüğü)

Bu türleri kısaca açıklayalım.

1. Disleksi (Okuma bozukluğu):

Okuyamama, ters okuma, atlama, heceleyerek okuma gibi geniş bir alana sahiptir.

Disleksili (dislektik) bireyler okumada problem yaşadıkları için, genellikle öğrenme düzeylerindeki akranlarına göre geride kalabilirler.

Aşırı dikkatsizlik, anlama bozukluğu ve beceriler arası uyumsuzluk başlıca belirtileridir.

2. Disgrafi (Yazılı anlatım bozukluğu):

Herhangi bir gelişim sorunu olmadığı halde yazı yazamama durumudur. Disgrafi tamamen beyinle bağlantılı bir sorundur.

Yazı yazma için dinleme, akılda tutabilme, anlama ve kasların düzgün çalışması gibi bir grup çalışmanın başarılı bir şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir. Disgrafi problemi olan çocuklar motor beceri, görsel ve işitsel algı problemleri yaşarlar. Buna bağlı olarak kelimeleri yazarken harfleri yanlış, eksik veya ters yazma gibi sorunlarla karşılaşırlar.

3. Diskalkuli (Matematik bozukluğu):

Matematik becerilerinde sorun yaşanmasıyla ortaya çıkan öğrenme güçlüğüdür.

Problemleri anlamakta zorlanma, işlemleri ters yapma, yanlış işlem yapma gibi belirtileri vardır.

4. Afazi (Dil bozukluğu):

Afazi, beyindeki konuşma merkezlerinde meydana gelen bir hasar sonucunda konuşma, konuşulanı anlama, adlandırma, tekrarlama, okuma veya yazma gibi becerilerin kısmen ya da tamamen kaybıdır. 

5. Dispraksi (Sözel Olmayan Öğrenme Güçlüğü):

Dispraksi, hareket koordinasyon eksikliği olarak tanımlanmaktadır. Dispraksi sorunu olan bireylerin motor hareketleri karşısında zorlanması söz konusudur. Bu kişiler makas kullanımında, kalem kullanımında, düğme ilikleme ve yapboz birleştirme gibi eylemleri gerçekleştirmede zorlanırlar.


Dil ve Konuşma Güçlüğünün Nedenleri

Dil ve Konuşma Güçlüğünün farklı nedenleri vardır. Bu nedenler iki grupta toplayabiliriz.

1- Yapısal Nedenler:

Konuşma bozukluklarının bazıları; konuşma organlarının yeteri kadar işlevsel olmamasından ve bazı yetersizliklerden kaynaklanır. Örneğin; dudak damak yarıklığı, diş problemleri, dilaltı bağının uzun olması, çene kasları, sinir sistemi zedelenmeleri (CP) , görme ve işitme yetersizliği, zihinsel yetersizlik…

2- Sosyal ve Psikolojik Nedenler:

Bazen konuşma bozukluklarında, konuşma organları normal gelişimde olduğu halde konuşma görevlerini gereği gibi yapamamaktadırlar. Bunun nedenleri arasında; evde konuşulan dilin niteliğinin bozuk olması, yabancı dil kullanılması, model olacak kişilerin azlığı, uyaran yetersizliği, yanlış öğrenmeler ve alışkanlıklar, aile içi şiddetli çatışmalar, uyum problemleri, içe kapanıklık, ekonomik ve göç sorunları…


Öğretmenlere Öneriler

Dil ve Konuşma Güçlüğü çeken öğrencilerle çalışan öğretmenlerimizin derslerinde daha rahat çalışabilmeleri için dikkat etmesi gerekenler

  • Öğrenciniz konuşurken sabırlı olmaya özen gösterin.
  • Öğrencinizle iletişime her zaman hazır olduğunuzu hissettirin.
  • Öğrencinizin konuşmaya istekli olmadığı durumlarda konuşması için zorlamayın.
  • Öğrenciniz konuşurken sorun yaşadığında cümlesini onun yerine tamamlamayın, sözcük eklemeyin.
  • Öğrencinizin konuşmasına müdahale etmeden, göz kontağını sürdürün.
  • Konuşmaya uygun jest ve mimikler kullanın ancak bunların abartılı olmamasına dikkat edin.
  • Öğrencinizin ne söylediğine odaklanın ve onu sözel etkinliklere katılmasını sağlamak için cesaretlendirin.
  • Siz konuştuktan sonra öğrencinizin size cevap vermesi için yeterli zaman tanıyın.
  • Öğrencinin iletişimini kolaylaştıracak araç ve gereçler (bilgisayar, vb.) kullanmasını destekleyin.
  • Öğrencinizin olumlu davranışlarını ödüllendirin.
  • Öğrencinizin söylediklerini anlamadıysanız, söylediğini tekrar etmesini isteyin.
  • Öğrenciniz etkinliklere katılmakta istekli olmadığında konuşması için zorlamayın öğrencinin kendini ifade etmesi olanak sağlayın.
  • Aile ve uzmanlarla iş birliği yaparak öğrencinizin dil ve konuşma güçlüğüne yönelik alınacak önlem ve stratejileri belirleyin.
  • Sınıftaki diğer öğrencilerle birlikte öğrencinizin dil ve konuşma becerileri ile güven duygusunu geliştirmesini sağlayacak tedbirleri belirleyin.
  • Öğrencinizi kendi içinde gösterdiği gelişme ile değerlendirin ve öğrencinizin yapamadıklarına değil yapabildiklerine yoğunlaşın.


Dil ve Konuşma Güçlüğü için ailelere öneriler

  • Çocuğunuzun özründen dolayı alay edileceği ortamlara girmemesini sağlayın.
  • Çocuğunuzdaki kekemelik yada konuşma probleminin nedeni sinirsel olabilir bunun için çocuk sinirlendiği durumlarda bu davranış sıklığını arttıracaktır, çocuğun mümkün olduğu zaman gergin stresli ortamlarda bulunmamasına özen gösteriniz, ev içindeki tartışmalardan çocuğunuzu mümkün olduğu kadar uzak tutunuz.
  • Çocuk sizinle konuşurken kelimeleri yanlış söylese de tutulsa da kekelese de sanki normal konuşuyormuş gibi davranınız dikkatinizi çocuğun konuşma şekline değil konuştuğu şeyin içeriğine veriniz.
  • Konuşma sırasında çocukta kekeleme görülür ise anne baba olarak profesyonelce çocuğun dikkatini başka yöne çekmeye çalışınız fakat bunu yaparken dikkatli olunuz ve çocuğun bunu bilinçli olarak yaptığınızın farkına varmamasını sağlayınız.
  • Günlük yaşamda çocuğunuz yanınızda iken ona çeşitli hikayeler anlatıp bu hikâyeleri size tekrar etmesini sağlayınız ayrıca yaşına uygun olarak kısa cevaplı sorular sorarak sizinle iletişime geçmesini sağlayınız.
  • Çocuk Yorgun yada isteksiz olduğu zamanlarda onu konuşmaya zorlamayınız.
  • Konuşma sırasında konuşma hızı ile ilgili olarak çocuktan bazı isteklerde bulunmayınız biraz daha hızlı konuş gibi cümleler sarf etmeyiniz.
  • Çocuğunuz kendi konuşma engelinin farkında ise bu konu ile ilgili olarak ona onu rahatlatıcı telkinlerde bulununuz bu durumun geçici bir durum olduğunu, kendi çabaları ile bu işin üstesinden gelebileceğini, herkesin başına gelebilecek bir durum olduğunu anlatınız, onu her koşulda sevdiğinizi dile getiriniz.
  • Bu konu ile ilgili olarak bir uzmandan da yardım alabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun başarılı olabileceği daha az iletişim gerektiren ilgi ve yetenekleri doğrultusunda çeşitli beceri kurslarına eğitimlerine gönderiniz buralarda elde etmiş olduğu başarılara bağlı olarak çocuğun övülmesi hem kendini değerli hissetmesine hem de dikkatinin kekemelikten başka tarafa kaymasına neden olacaktır.
  • İlerleyen inatçı kekemeliklerde çocuğunuzu gözlemleyiniz ve çocuğunuzun en az hangi ortamlarda kekelemediğini belirleyiniz ve bu ortamların sayısını arttırmaya çalışınız çocuğunuzu da en az kekelemediği yerlerde konuşturmaya çalışınız.
  • Çocuklarda dil konuşma gecikmeleri yada bu alanda bir gerilik olduğuna kani olunur ise bu alanda vakit kayıp etmeden tıbbi tanılamasının yapılabilmesi için bir çocuk ve ergen psikiyatrisi doktoruna götürülmelidir. Tıbbi tanılamadan sonra burada hem çocuğun diline bağlı olarak ortaya çıkan stresi ve kaygıyı giderici farmakolojik destek sağlanabilir aynı zamanda alınacak rapor doğrultusunda çocuklar bu alandaki eksiklerini kapatmak için özel eğitim veren kurumlardan faydalanabilirler.

Bu işin üstesinden gelmenin temel bileşenlerinin sevgi, ilgi, sabır ve eğitim olduğunu unutmayınız…

Gecikmiş Konuşma Aile El Kitabı


Dil ve Konuşma Gelişiminde Dikkat Etmeniz Gerekenler

  • 12 aya kadar: Güle güle işaret etmek veya el sallamak gibi hareketler kullanmıyor.
  • 18 aya kadar: Sesler yerine sadece jestleri iletişim kurmak için tercih ediyor.
  • 18 aya kadar: Sesleri taklit etmekte zorlanıyor ve basit sözlü istekleri anlamakta zorluk çekiyor.
  • 2 yaşına kadar: Sadece konuşmaları veya eylemleri taklit edebiliyor ve kendiliğinden kelime veya kelime öbekleri üretemiyor.
  • 2 yaşına kadar: Sadece belirli sesleri veya kelimeleri tekrar tekrar söylüyor ve sözlü dili kendi acil ihtiyaçlarından daha fazla iletişim kurmak için kullanamıyor.
  • 2 yaşına kadar: Basit talimatları izleyemiyor.
  • 2 yaşına kadar: Alışılmadık bir ses tonuna sahiptir (mırıldanma veya burun sesi gibi) ve anlaşılması yaşı için beklenenden daha zordur.
  • 4 yaşına kadar: Bir çocuğun konuşması kendisini tanımayan insanlar tarafından bile anlaşılmalıdır.

Eğer bu işaretlerden biri ya da bir kaçı çocuğunuzda varsa doktor ya da bir dil gelişim uzmanı ile görüşebilirsiniz.